Takvim

Doğrultma, düzeltme, yoluna koyma anlamında Arapça bir kelimedir. Zamanın bölünüşünü düzenleyen cetveller eskiden beri bu adla anılagelmiştir.

Takvimler, zamanın yüzyıl, yıl, ay, hafta ve günlere bölünerek hesaplanmasını sağlar. Bu arada Önemli günleri, yıldönümlerini de bildirir. Bütün takvimler İki tabii ana bölümü esas alırlar: Bunlar yıl ve gündür. Bunların her ikisi de dünya ile güneşin ilgisinden doğar. Aylar ise ayın dünyadan görünüşüne göre değerlenir.

Hafta, doğrudan doğruya insanların yaptığı bir bölümdür. Bazı uzmanlar takvimi insan zekasının yarattığı ilk büyük eser olarak kabul ederler, çünkü bir defa zamanı ölçüp değerlendirmeyi başarınca, diğer işlerini de buna göre ölçmeyi, değerlendirmeyi başarmışlardır. Eski çağlardan bu yana çok çeşitli takvimler kullanılmıştır. Bunların hepsinde de güneş, ay, ya da başka yıldızların hareketi esas alınıyordu.

Eski Mısırlılar, güney yarımküresinde güneşin doğuşundan biraz önce görünen Sirius yıldızını takvimlerine esas almış ve seneyi yine 12 aya bölmüşlerdi. Her ay 30 gün, son ay 35 gündü. Bu takvim sayesinde Mısırlılar ekip, biçme işlerini mükemmel düzenlemiş ve böylece zamanın en kuvvetli devleti olmuşalardı. Yapılan incelemelere göre Mısır takvimindeki en eski tarih, bugünkü takvime göre M.Ö. 4236 yılıdır.

Eski Babilonyalılar da takvim yapmıştı, onların takvimi de 12 aya bölünmüştü. Her ay 29 veya 30 gün çekiyordu. Bunların takvimi ay takvimi olduğundan, zamanla arada meydana gelen farkı önlemek için zaman zaman araya fazladan bir ay ilave ederlerdi. Eski Yunan takvimi de yine 29 ve 30 günlük 12 aydan ibaretti. Öte yandan eski Romalılar'ın takvimi çok karışıktı. Çünkü sadece 10 aydan ibaretti ve ayların uzunluğu da Ay'ın hareketine göre düzenlenmişti. Ancak bir senede 10 ay olması karışıklıklar doğurduğundan sonunda onlar da 12 aya çıkardılar. Roma şehrinin kuruluşunu da takvimin başlangıcı kabul etmişlerdi. Bu, M.Ö. 753 yılına rastlıyordu.

Julien takvimi

M.O. 46 yılında Sezar yeni bir takvim yapılmasını emretti. Yıl, şubat hariç olmak üzere 30 ve 31 günlük aralıklara bölündü. O zamanın astronomi bilgini Sosigenos'un hazırladığı bu takvimde ayların bölünüşü bir bakıma bugünküne benziyordu. Yalnız şubat 29 gündü ve her 4 yılda bir de 30 gün oluyordu. Julien takviminde yıl 365 1/4 gün oluyordu. Yani normal güneş yılından 11 dakika 14 saniye daha kısaydı. İlk bakışta önemsiz gibi görünen bu fark zaman uzadıkça büyüyordu. Öyle ki 1580 yılında 10 gün geri kaldığı anlaşıldı. Gerçekte martın 21'i olması gerekirken takvimler martın 1 l'ini gösteriyordu.

Gregoryen takvimi

Papa XIII. Gregoirenin emriyle bu farkın giderilmesi için çalışmalara başlandı. 1582'de 5 ekim, 15 ekim olarak kabul edildi. Bugün kullandığımız takvim budur. Yıl 30 ve 31 günlük aylara bölünmüştür. Şubat da 28 gündür. Her dört yılda bir artan bir gün fazlalık şubata ilave edilir. Böylece şubat dört yılda bir 29 gün çeker. Bu şekilde, şubatın 29 çektiği yıllara «Artık yıl» denir.

Ama, bu takvim de yüzde yüz doğru değildir, fakat hatası önemsenmeyecek kadar azdır. Ancak 4517 yılında güneşe göre bir gün ileri gitmiş olacaktır. Gregoryen takvimi Fransa'da aynı yıl, yanı 1582'de, İngiltere’de 1752'de, Rusya'da 1918, Yunanistan'da 1923'te kabul edildi. Türkiye'de ise Gregoryen takviminin kullanılmaya başlanması 1926 yılına rastlar. Daha önce Rumi ve Hicri takvimler kullanılıyordu.

Hicri takvim

Hz. Muhammed'in Mekke'den Medine'ye göçmesini başlangıç alan takvimdir. Yıllar, güneş yılı değil, ay yılıdır. Ay'ın dünyanın çevresindeki tam bir devri bir ay kabul edilmiştir. Ay'ın, dünya etrafında dönüşü 29,5 gün tuttuğundan, Hicri yıl güneş yılından 11 gün kısa oluyor, bunun sonucu olarak da Hicri yılbaşı her yıl bir öncekinden 11 gün önceye geliyordu. Böylece bir zamanlar kışın ortasına gelen bir Hicri ay, bir müddet sonra ilkbahara, bir müddet sonra da yazın ortasına geliyordu.

Rumi takvim

Güneş yılına göre düzenlenmiş bir takvimdi. Ancak gün hesabına göre şimdi kullandığımız takvimden 13 gün geriydi. Takvimin başlangıcı da yine . Hicri takvimin başlangıcıydı, ama ay ve güneş yılları arasındaki farktan dolayı Hicri yıldan iki yıl ileriydi. 1917'de yıl tarihi aynı kalmakla beraber, aradaki 13 gün farkı kaldırmak için bir değişiklik yapıldı, sonra 1926'da Batı devletlerinde olduğu gibi bizde de Miladi takvim kabul edildi. Bunlardan başka bir de hem ay, hem de güneşin hareketlerine göre düzenlenmiş bir Musevi takvimi vardır. Aylar bazen 29, bazen 30'dur, yıllar da bezen 12, bazen 13 aydan meydana gelir.

Yıllar birbirine nasıl çevrilir?

Eskiden Türkiye'de Hicri ve Rumi takvimler geniş ölçüde kullanıldığı için, bugün bile birçok eski kitaplarda bu tarihlere rastlamak mümkündür. Bu bakımdan tarihlerinin birbirine çevrilmesini sağlamak için şöyle bir yol vardır. Hicri yılı, Miladi'ye çevirmek için Hicri yıl 33'e bölünür, elde edilen sonuç 33'e böldüğümüz sayıdan çıkarılır, kalana 622 eklenir.

Mesela: 1388 : 33 = 42 / 1386— 42 = 1344 1344 + 622 = 1966 Miladi yılı Hicri yıla çevirmek için de, Miladi tarihten 621 sayısı çıkarılır, sonuç 33'e bölünür. Bölümün sonucu da kalan sayıya eklenir. Mesela: 1959 — 621 = 1338 1338 : 33 = 40 1338 + 40 = 1378 Rumi yıl ile Miladi yılı birbirine çevirmek ise çok daha kolaydır. Miladi yıldan 584 çıkarılınca Rumi yıl, Rumi yıla 584 eklenince de Miladi yıl bulunur. Mesela: 1970 — 584 = 1386 Rumi yıl 1339 + 584 = 1923 Miladi yıl.

Sözlükte "takvim" ne demek?

1. Zamanı yıllara, aylara ve günlere ayıran yöntem.
2. Bir yılın günlerini, aylarını, sayılı günlerini gösteren çizelge ya da defter.
3. Yapılacak bir işin türlü evrelerini zamana bağlı olarak gösteren program.

Cümle içinde kullanımı

Takvimi iki gündür koparmadım.
- A. İlhan

Takvim kelimesinin ingilizcesi

n. calendar, almanac, date block
Köken: Arapça

Yorumlar

Bu sayfa ait yorum bulunamadı. İlk yorum yapan siz olun.

Yorum ekle

Vazgeç